Türkiye’de Havacılık

Türkiye’de Havacılık

Yazıyı Paylaş :

Tayyareci Fethi, Sadık ve Nuri Beyler; onlar havacılık tarihimizde adı göklere yazılan ilk isimler. Acı bir sonla, ilk uçuşları için havalandıktan sonra yolculuğu tamamlayamadan hayata veda ettiler. Vizyonerlikleri ve cesaretleri ile yaşasalar kuşkusuz burada anacağım çok işin altına imza atarlardı ama ömürleri vefa etmedi. Fakat gidişleriyle ilham kaynağı oldular; kalbinde onlara verdiği sözü taşıyan bir başka cesur isim havacılık tarihimize silinmez harflerle yazdırdı adını; Vecihi Hürkuş.

Geçtiğimiz günlerde Zürih’te dünyanın ilk metal gövdeli uçağının yeniden üretilmiş haline bindiğimde, kendi havacılık tarihimizi, keşkelerimizi ve gurur anlarımızı düşündüm… Bu hem bir tarih hem bir teknoloji yazısı; havacılık tarihimize saygı sunma ve artık bavuldan online check-in yapabilecek boyuta ulaşan havacılık endüstrisine selam gönderme…

1 Asır Sonra Yeniden Üretilen Efsane
Bavul üreticisi Rımowa tarafından İsviçre’de düzenlenen ve dünyanın farklı ülkelerinden gazetecilerin, işadamlarının ve havacılık sektörü liderlerinin buluştuğu bir panele davet edildim birkaç hafta önce. Benim için en heyecan verici tarafı ise az sonra okuyacağınız üzere Türk Hava Yolları ve Türk Hava Kuvvetleri tarafından da kullanılan Alman Junkers F13 yolcu uçağı ile yaptığımız seyahat oldu. Sıradan bir uçak değildi bindiğimiz; dünyanın ilk metal gövdeli uçağının yaklaşık 1 asır sonra yeniden üretilmiş haliydi. 7 yıl süren bir proje yürütülmüş, 12 bin saatlik çalışmanın sonucunda imal edilmişti. Uçakta orijinal olmayan tek şey o dönemdeki motoruydu. Güvenli bir uçuş için bu önlemi almak zorunda kalmışlar; iyi ki de öyle olmuş!

Havacılık Sanayisinin Doğumgünü
1920’de dünyanın ilk metal gövdeli uçağı olarak havalanmış Junkers F13. Bu uçuş aynı zamanda uçak endüstrisinin doğumgünü kabul edilebilir çünkü  o zamana dek ahşap ve bez kullanıldığı için ne uzun uçuşlar yapmak ne de seri üretime geçmek mümkün olmamış. Junkers uçakların gövdesinde duralüminyum denen malzeme kullanılmış. Hala havacılık sektöründe kullanılan ve “sert-dayanıklı-hafif” özelliklerini kendinde toplayabilen bu alaşım malzemenin bakımının kolay olması ise bir diğer önemli avantajı.

İki Hangarla Başlangıç
Ülkemizde havacılığın ilk adımları neydi diye baktığımda, karşıma 1912 tarihi çıktı; bugünkü Atatürk Havalimanı civarında küçük bir meydan ve iki hangar kurulmuş. Sivil havacılığın miladı ise 1925 yılında Türk Tayyare Cemiyeti’nin yani bugünkü adıyla Türk Hava Kurumu’nun açılışı olmuş.

6 Uçak Yapan Bir Gökyüzü Kahramanı
Dünyadaki ilk metal gövdeli uçağın havalanışının üzerinden sadece 5 yıl geçmişken bizim ilk yerli uçağımız göklere çıkmış. Milli Mücadele yıllarını henüz geride bırakmış, yokluğun en şiddetlisini yaşayıp ulusal projelerle gelişme atağına kalkmış Türkiye’de, hayatını havacılık aşkına adamış Vecihi Hürkuş, ilk yerli uçağımızı yapmış. “Vecihi K-VI” adını verdiği ilk yerli askeri uçak, 28 Ocak 1925 Pazar günü hiçbir sorun olmadan ilk uçuşunu gerçekleştirmiş. Aynı yıl Alman Junkers firmasıyla  kesişmiş yollar; ortak bir fabrika kurulması için anlaşma yapılarak Tayyare Motor Türk Anonim Şirketi’nin temelleri atılmış. Kayseri’de kurulan fabrikanın resmi açılışı 6 Ekim 1926’da gerçekleşmiş. 20 adet Junkers üretimi planlanmış  ama ortaklıklık bozulduğu için üretilememiş.  Ayrıca Eskişehir’de de bir bakım ve revizyon atölyesi kurulmuş.

Yarım Kalan Hikayeler
Vecihi Hürkuş bilgisiyle, inatçı cesaretiyle ve havacılık deneyimiyle yaşamı boyunca toplam 6 tane uçak üretmiş. İlk sivil uçağı, Kadıköy’de bir keresteci dükkanında  3 ayda yapmış. Memuriyetteki ücretsiz izin hakkını kullanarak kiraladığı dükkanda yaptığı uçağını Kadıköy Fikirtepe’de havalandırdığında, takvimler 16 Eylül 1930’u gösteriyormuş. Aşağıda onu izleyen büyük kalabalığın gururunu arkasına alarak Ankara’ya kadar uçmuş. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve askeri bir heyet uçuş sonrası onu tebrik etmiş. Ama sonuç, her hatırladığımızda yüzümüze tokat gibi vuran o gerçek olmuş; uçuş sertifikası verilememiş Hürkuş’a. Aldığı yanıt; “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” olmuş.

Bitirilemeyen Durdurulan Proje
Havacılık tarihimiz yarım kalan hikayelerle dolu… Fransa’da eğitim alan Selahattin Reşit Alan’ın 1932’de tasarladığı eğitim uçağının prototipini tamamlamış. Bazı parçaları Kayseri fabrikasında imal de edilmiş. Ancak uçağın daha deneme testleri bitirilemeden proje durdurulmuş. Bir yıl sonra ise Hava Yolları Devlet İşletmesi kurulmuş. 5 uçaklık ilk filoda yine Junkers adı varmış; 4 koltuklu 2 uçakla yer almış.

İstanbul-Ankara Arası Uçuşlar
Havacılık tarihi denince anmadan geçemeyeceğimiz bir diğer isim Nuri Demirağ. Yıl 1936, İstanbul Beşiktaş’ta uçak atölyesi kurmak için çalışmaya başlamış. Türk Hava Kurumu’nun da desteklemesiyle yatırımlarını artırıp sürece hız vermiş ve Şubat 1937’de atölye değil bir fabrika açmış. Başmühendisi ise Selahattin Reşit Alan olmuş. 2 mürettebat ve 6 yolcu taşıyabilecek kapasiteye sahip bir uçağı ürettiklerinde tarih 1944’müş. Bu kez sertifika alınmış hatta İstanbul-Ankara arası yolcu taşımacılığına bile başlanmış. Aynı yılda Türkiye 5 adet Junkers sahibi olmuş. 2. Dünya Savaşı’nda Almanya’ya magnezyum başta olmak üzere çeşitli madenler satan Türkiye, karşılığında uçak almış. Burnunda Devlet Hava Yolları yazıyor, kuyruğunda Türk bayrağı ve T.C. tescili yer alıyormuş. Rengi ise çağla yeşili; çünkü pasa karşı vurulan astar boya bu rengi veriyormuş ve uçaklar üzerine başka boya vurulmadan gönderilmeye başlanmış göklere. Savaş yılları nedeniyle yedek parçalarını almakta zorlanmaları nedeniyle 1948’de kullanılamaz olmuşlar.

Bir Fabrika da Ankara’ya
Beşiktaş’ta uçak fabrikasının çalıştığı dönemde, Ankara Etimesgut’ta THK tarafından bir uçak fabrikası kurulmuş. 1941’de İngiliz firma De Havilland sponsorluğunda kurulan fabrikada Türk ve Polonyalı mühendisler birlikte çalışmış. Yabancı lisanslı uçak motoru imalatı ve onarımı yapılmış yıllarca.  Etüt birimi ise 16 tip uçak tasarlamış, 12’si tamamlanmış; hatta ambulans uçak olarak tasarlanan THK- 5 Danimarka’ya ihraç bile edilmiş.

‘Uğur’ Uçakları Semada
THK uçak ve motor fabrikaları 1952’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’na devredilmiş. 1954 yılında bir eğitim uçağı üretimi programlanmış. 1955-57 arasında toplam 57 adet üretilmiş bu uçaktan; adına da “Uğur” denmiş. 3 tanesi Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne hibe edilip diğerleri Uçuş Okulu’na verilmiş ve 1969’a kadar uçmaya devam etmişler.

Uçak Gövdesinden İlham Alan Bavul
1950’lerde Türkiye uçak üretimi yapma politikasından vazgeçme eğilimi gösterirken, sınırlarımız dışında yolcuları ilgilendiren bir gelişme yaşanmış. Junkers’ten ilham alan bir başka Alman firması Rımowa, duralüminyum malzemeden bavul üretmeye başlamış. Hafifliği ve dayanıklılığı ile özellikle üst düzey gelir grubu tarafından tercih edilen ve bu niteliğini hala koruyan 112 yıllık firma, geçmişteki politikasıyla da bugünkü çizgisiyle de vizyonerliği öğretiyor adeta. Onlar markaları için ilham olan uçağı yeniden üretip havalandırıyor bense yakın geçmişte Savarona Yatı’nı jilet yapmaya kalkışımızı içim sızlayarak ve biraz da yüzüm kızararak anımsıyorum.

BİLGİ

“Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin. Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!”
  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

Başlık

İçerik

Başlık

İÇERİK


Yazıyı Paylaş :