MUMBAİ

MUMBAİ

Yazıyı Paylaş :

Hindistan’ın en kalabalık şehri Mumbai koşuşturan insanları, günlük hayattaki adrenalini ve yüksek binaları ile çoğu kişi tarafından New York ile karşılaştırılıyor. Burası ülkenin hem ticari hem eğlence hayatının başkenti, dünyada gün geçtikçe daha fazla insan tarafından sevilen ve izlenen Hint filmlerinin üretim merkezi Bollywood da Mumbai’de. Tarihin, sanatın ve zevkin yeryüzündeki tüm renklerle harmanlandığı, zenginliğin sefaletle iç içe olduğu bir geziye hazır olun. İstanbul gibi “Taşı toprağı altın” diye geçen bu şehirde, kalabalık ve kaos ise başrollerde.

Maharashtra eyaletinin başkenti olan ve yedi adanın üzerine kurulmuş olan bu yerleşim eskiden “Bombay” diye biliniyordu. İnsanların antik çağlardan beri yaşadığı bölgede bulunan şehir 13. yüzyılda kurulmuş, 14. yüzyılda Müslümanların, 16. yüzyılın ilk yarısında ise Portekizlilerin eline geçmiş.

Portekizliler egemenlikleri altına giren şehre “Güzel Körfez” anlamına gelen “Bom bahai” adını takmışlar. 1661 yılında şehri II. Charles ile evlenen Braganzalı Catherine’ye düğün hediyesi olarak alan İngilizler devreye girince isim “Bombay” olarak söylenmeye başlamış.

İngilizler Bombay’ı İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’ne kiralamış. Bu sayede şehrin limanı önem kazanmış. 19. yüzyıl başlarında yedi adanın birleştirilmesi şehir için bir dönüm noktası olmuş. Tüm bunlara ilave olarak Süveyş Kanalı’nın açılması ticaretin ve nüfusun patlamasına yol açmış. Bu da kaçınılmaz olarak büyük şehircilik sorunlarını getirmiş.

Günümüzde 20 milyon civarındaki nüfusu ile dünyanın en büyük kentleri arasında yer alan Mumbai, ülkenin ticaret ve finans alanlarında lokomotifliği üstlenmiş durumda. Burası aynı zamanda bir kültür şehri, yılda 120 filmin çekildiği Bollywood adıyla tanınan Hint sinemasına ev sahipliği yapıyor. 1978’de inşa edilen 140 hektarlık bir alana yayılı Film City ise bu filmlere sahne oluyor.

1995 senesinde ismi değişen şehir sekiz kollu Tanrıça Mumba Devi’nin adaşı olmuş. Mumbai dabbawallah isimli yemek taşıyıcıları ile de ünlü. Bunlar her gün yüz binin üzerinde evden, sefertasları içinde aldıkları yemekleri öğle saatinde evin reisinin işyerine ulaştırıyor. Böylelikle insanlar öğleyin ev yemeği yeme lüksüne sahip oluyorlar. İşin enterasan tarafı dağıtımda ne aksama oluyor ne de gecikme.

DİPNOT

Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin.

Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!

  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

Mani Bhavan Ghandi Müzesi

Direnişi şiddete başvurmadan gerçekleştiren ve dünyanın en önemli liderlerinden olan Mahatma (Yüce Ruh anlamına gelen bu sıfat kendisine sonradan verilmiş) Ghandi’nin bir dönem yaşadığı bu ev onun hayatından kesitler yansıtacak şekilde dekore edilmiş. August Kranti meydanına gittiğinizde müzeyi ziyaret etmeden dönmeyin, ancak tavsiyem ziyaretinizi sabah saatlerine denk getirmeniz.

Prince of Wales Müzesi

İngiltere krallarının Hindistan’ı ziyaretleri ülkeye yaramış ve şehirde her seferinde bir eser yaratılmış. Bu bina daha sonraki yıllarda Kral V. George adıyla tahta çıkacak olan Galler Prensi’nin (Prince of Wales) ziyareti onuruna inşa edilmiş. Hem Hint hem de gotik tarzından izler taşıyan müzenin günümüzde adı “Chhatrapati Shivaji Maharaj Vastu Sangrahalaya” olarak değiştirilmiş ama kendinizi bu ismi söylemek için zorlamayın, Prince of Wales Müzesi dediğiniz zaman herkes anlıyor. Heykeller ve minyatürleriyle meşhur müzede sadece Hint sanatını değil, Uzak Doğu, Nepal ve Tibet eserlerini de görebilirsiniz. Doğa Tarihi Bölümünü rotanıza dahil etmenizi öneririm.


Yazıyı Paylaş :
Tags:
,