21 Aralık 2014 Pazar
 
  
     Facebook-Saffet Emre Tonguç   Twitter-Saffet Emre Tonguç   Instagram-Saffet Emre Tonguç
2014 Turlarım
TheGuardian
GUARDIAN GAZETESİ İÇİN ÇEKTİĞİM KAPALI ÇARŞI VİDEOSU

MY GRAND BAZAAR VIDEO FOR GUARDIAN NEWSPAPER
 Geri
İleri  
Endulus.. Ispanya'daki Arap medeniyeti
Yazıcı Dostu Sayfa

Avrupa'nın üçüncü en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi, 40 milyon nüfuslu İspanya'nın 17 özerk bölgesinden biri olan Endülüs, Müslüman İspanya'ya atfen kullanılan bir kelime. Sekiz vilayetten oluşan bölgenin başkenti de Sevilla.

Yüzyıllarca emir, halife ve sultanlar tarafından yönetilen Endülüs, Akdeniz ve Atlantik arasındaki konumuyla üç bin yıl boyunca İber Yarımadası'nın kültürel ve ekonomik merkezi olmuş. İspanya'daki 800 yıllık Arap egemenliği kendini dilde de göstermekte. Bugün İspanyolca'da Arapça'dan gelme birçok kelime var. Geçmişin zenginliğini bugünün şıklığıyla harmanlamış zarif bir şehir olan Sevilla; Arap medeniyetinin doruk noktasına ulaştığı Kordoba ve 1492'ye kadar sanatçıların, tüccarların ve bilim insanlarının merkezi olmuş Granada'yı görmeden ölmemek gerekiyor.

Sene 711, sonradan adını taşıyacak Cebelitarık Boğazı'ndan, peşinde ordusuyla İber Yarımadası'na geçer Tarık bin Ziyad. Sonra da gemileri yakar, artık geriye dönüş yoktur. Dönmedikleri gibi 800 yıl kalır Araplar, İber Yarımadası'nda. 1492 yılı hem Arapların, hem Yahudilerin sonu olur. Evlenip güçlerini birleştiren Kraliçe ısabel ile Kral Ferdinand, paralarına ve mallarına el koydukları Yahudileri ülkeden atarken, bir tek II. Bayezid sahip çıkıp büyük bir kısmını Osmanlı topraklarına getirir. Araplara da Avrupa kıtasına veda düşer, bu sahnede. Kralla kraliçenin desteğini ve rüzgarı arkasına alan Kristof Kolomb ise Hindistan diye yola koyulup, soluğu yeni dünya Amerika'da almıştır bile...

Avrupa'nın üçüncü en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi, 40 milyon nüfuslu İspanya'nın 17 özerk bölgesinden biri olan Endülüs, Müslüman İspanya'ya atfen kullanılan bir kelime. Sekiz vilayetten oluşan bölgenin başkenti de Sevilla. Yüzyıllarca emir, halife ve sultanlar tarafından yönetilen Endülüs, Akdeniz ve Atlantik arasındaki konumuyla üç bin yıl boyunca İber Yarımadası'nın kültürel ve ekonomik merkezi olmuş. İspanya'daki 800 yıllık Arap egemenliği kendini dilde de göstermekte. Bugün İspanyolca'da Arapça'dan gelme birçok kelime var, özellikle de ‘Al' ile başlayan sözcükler: Alkazar, kasırdan geliyor, saray anlamında. Alkala kalenin bizdeki karşılığı. Mezquita'yı da mescit ve cami yerine kullanıyorlar.

SEVİLLA: DON KİŞOT'UN YAZILDIĞI YER

Geçmişin zenginliğini bugünün şıklığıyla harmanlamış zarif bir şehir Sevilla. Guadalquivir nehri üzerinde yer alan Arapların Izvilla'sı İspanyolca'ya da Sevillala (ıspanyollar iki ‘l' yan yana gelince ‘y' okuyorlar.) olarak geçmiş. şehir o kadar güzel ki birçok sanatçıya da ilham kaynağı olmuş. Ünlü ressamlar Murillo ve Velazquez burada eserler vermiş, Cervantes Don Kişot'u Sevilla Hapishanesi'nde yazmış. Carmen (Bizet), Sevilla Berberi (Rossini), İspanyolca adı Don Juan olan Don Giovanni (Mozart), Fidelio (Beethoven) bu şehirde geçen operalardan aklıma ilk gelenler. Amerika'nın keşif seferlerinden üçünün başlangıç yeri olan Sevilla, bugün 750 bin nüfuslu bir kültür merkezi.

KORDOBA: BİLİM VE KÜLTÜRÜN BEŞİĞİ

Arap medeniyetinin doruk noktasına ulaştığı Kordoba, 10. yüzyılda 300 camisi, muhteşem sarayları, hamamları ve çok gelişmiş şehir planlamacılığıyla Avrupa'nın en modern, aynı zamanda da en kalabalık şehri unvanlarını almış. Yetiştirdiği Müslüman ve Yahudi alimlerle bilim ve kültür dünyasına inanılmaz katkılarda bulunmuş. Hıristiyanların ‘parçala ve ele geçir' yöntemiyle geri aldıkları Kordoba, Romalılar döneminden başlayan tarihi ve kültürel mirasıyla İspanya'nın en çok turist çeken yerlerinden biri.

GRANADA: NARA BENZEYEN GÜZEL şEHıR

Sırtını Sierra Nevada dağlarına dayamış olan Granada 1492'ye kadar sanatçıların, tüccarların ve bilim insanlarının merkezi olmuş. Hıristiyanların hakimiyetinde ise Rönesans'ın görkemi sarmış tüm şehri. Adının coğrafi şekli dolayısıyla benzediği nar meyvesinden geldiği rivayet olmakta. şehrin en önemli iki meydanı Bib-Rambla ve Nueva. 30 kilometre gidince kendinizi kayak merkezinde, 60 kilometre uzaklaştığınızda da Costa del Sol (Güneş Sahili) olarak adlandırılan bölgede, Akdeniz'in sıcak sularında buluyorsunuz.

Elhamra Sarayı yıllarca İspanya'nın en çok ziyaret edilen tarihi yeri unvanını geçtiğimiz senelerde Barcelona'daki La Sagrada Familia (Kutsal Aile) Katedrali'ne kaptırmış. Geniş bulvarları, katedrali, iyi korudukları Arap dönemine ait eserleriyle İspanya'da görülmesi gereken şehirlerden biri Granada...

Sene 2004, Endülüs'te Arapların dönemi çoktan kapanmış ve sadece izler kalmış uygarlıklarından geriye. Tarık'ın yaktığı gemilerse asırlar sonra Kraliçe Sezen'in şarkısında hayat bulmuş ve radyodan ‘Ne gemiler yaktım, ne gemiler yaktım' diye yankılanmakta. Siz gemileri yakmayın, en azından bir tanesi yedekte kalsın. Belli mi olur, belki bir gün dönmek gerekebilir!

SEVİLLA

KATEDRAL 12. yüzyılda cami olarak yapılmış, sonradan katedrale çevrilmiş. Depremde yıkılan binanın yerine 1506'da yenisini yapmışlar ve bitirildiği dönemde Avrupa'nın en büyük katedrali olmuş. 126x83 metre boyutlarındaki binanın en yüksek noktası 37 metre. Portakal ağaçlarıyla süslü avlusu ve minareden bozma kulesi Müslümanlardan miras. La Giralda dedikleri kule 98 metre yüksekliğinde ve tepesinde inancı simgeleyen, aynı zamanda şehrin de sembolü haline gelmiş bir rüzgar gülü var. Gotik binanın 1400 heykelden oluşan ve 100 yılda bitirilen altar kısmı görülmeye değer. Kolomb'un anıt mezarı da burada. Yanında bulunan ve arşivlerin muhafaza edildiği Lonja binası ile birlikte UNESCO'nun Dünya Kültürel Mirası listesinde bulunmakta. Giriş yedi Euro. Hemen önünde faytonlar var. Paraya kıyıp bir Sevilla turu yapın. Dünya gözünüze daha bir hoş görünecek.

MARIA LUISA PARKI Kralın kızına ait sarayın bahçesi vasiyeti üzerine belediyeye kalmış ve onun adını taşıyan bir parka dönüştürülmüş. Şehrin tarihinde iki önemli uluslararası sergi (Expo) var, 1929 ve 1992 yıllarında yapılan. 1929'da park döneminin izlerini taşıyan binalarla süslenmiş. Arkeoloji Müzesi, Sanat ve Kostüm Müzesi, önünde fıskıyeli havuzuyla İspanyol Meydanı bunlardan bazıları. Sergi dünyayı sarsan ‘Büyük Ekonomik Kriz'in kurbanı olmuş, fazla ziyaretçi gelmemiş ama şehir çok güzel eserler kazanmış. Seramik Endülüs'ün geleneksel el sanatlarından, parkta güzel örneklerini göreceksiniz.

GUADALQUIVIR NEHRİ Sevilla Atlantik Okyanusu'ndan 100 kilometre içeride kaldığı için güvenlik açısından özellikle seçilmiş. 16.-17. yüzyılda altın çağını yaşayıp Avrupa'nın en önemli limanı ve yeni dünyadan getirilenlerin eski dünyanın değişik yerlerine dağıtıldığı nokta olmuş. Adı Arapça ‘Kebir'den geliyor. Geniş demek. Aynı İstiklal Caddesi'nin eski adı Cadde-i Kebir gibi. Hava güzelse Kral Juan Carlos'un adını taşıyan sahil yolundan yürüyün, 1992 sergisinin yapıldığı alanı ve ünlü mimar Calatrava'nın yaptığı mimarlık şaheseri köprüyü göreceksiniz.

ALTIN KULE Nehrin üzerindeki Altın Kule sömürgelerden getirilen değerli madenlerin, özellikle de altının muhafazası için kullanılmış. Adıyla ilgili diğer bir rivayet de duvarlarındaki altın renkli seramikler. Şu anda denizcilik müzesi olarak kullanılmakta. Suyun öteki tarafındaki Triana (Betis) tapas barları ve restoranlarıyla meşhur, bir de eşsiz manzarasıyla. İçkinizi yudumlarken katedrali, boğa güreşi arenasını ve opera binasını günün son ışıkları eşliğinde seyredebilirsiniz.

KORDOBA

ALKAZAR 14. yüzyıldan kalma saray şu anda Roma lahit ve mozaiklerinin sergilendiği bir müze. Muhteşem bahçeleri Elhamra sarayını andırmakta. Arapların kendi memleketlerinde bulamadıkları su, Endülüs'te şadırvanlarda, fıskıyelerde ve havuzlarda bolca kullanılmış ve bu gelenek Hıristiyanlar tarafından da aynı Alkazar'daki gibi devam ettirilmiş.

CAMİ-KATEDRAL (MEZQUITA) Görülmesi Allah emri bir bina. Avrupa'daki tek örnek olan bu eseri 785 yılında Endülüs Emevilerinden I. Abdurrahman, cami olarak inşa etmiş, II. Abdurrahman ise genişletmiş, Hakim II de 10. yüzyılda muhteşem mihrabı yaptırmış. Mihrap bölümünde İstanbul'dan getirilen Bizans mozaiklerine muhakkak bir göz atın, etkileneceksiniz. Bina bir kolonlar ormanı. 800'den fazla mermer ve granitten yapılma kolon, kırmızı ve beyaz çizgili kemerlerle desteklenmiş, 1523'te Charles V (Şarlken) katedrali bir zamanlar İslam aleminin Mekke'den sonraki en büyük camisi olan binanın tam ortasına oturtmuş. Avludaki minare de 93 metrelik bir çan kulesine dönüştürülmüş. Avlu Endülüs'ün her tarafında görebileceğiniz turunç ağaçlarıyla yeşillendirilmiş.

GRANADA

ELHAMRA SARAYI Nasri Hanedanı yöneticileri dünyadaki cenneti, alçı, ahşap, seramik, su ve ışığı bir araya getirerek burada yaratmışlar. Elhamra Arapça'da kırmızı anlamında, bu isim de sarayın inşaatında kullanılan bir çeşit kerpiçten kaynaklanmakta. 1354'te bitirilen Elçiler Salonu'nda göğün yedi katı sembolize edilmiş. 124 mermer kolonun süslediği Aslanlar Avlusu adını Yahudilerin hediyesi olan, 12 kavmi temsil eden aslanlı çeşmeden almış ve bu bölüm sarayın haremi olarak kullanılmış. Arapların Cennet-ül Arif (Bilgin Cenneti) dediği bahçeleri İspanyollar Generalife olarak telaffuz etmişler. Sarayın ziyareti bahçelerle beraber yaklaşık olarak üç saat sürmekte. Saraydan Granada'nın güzel bir görüntüsü var. Biletleri önceden almanızı tavsiye ederim, çünkü her gün belli sayıda ziyaretçi kabul ediliyor. Sekiz Euro'luk biletleri internetten, (www.alhambratickets.com) adresinden temin edebilirsiniz.

Alışveriş

İspanyollar dünyaya yaşamın tadını çıkarmaya gelmişler, bizim gibi zaman tüketmeye değil. Adamlarla atasözlerimiz bile uyuşmuyor. Bizde bir koşturma ‘Bugünün işini yarına bırakma' derdi, onlardaki yaşam felsefesi ise ‘Manana' yani ‘her şeyi yarına bırak!' Yaşamın sırrını çözdüklerinden stresi hayatlarından defetmişler, o yüzden dükkanlar saat 10.00-10.30 gibi açılıp, 13.30 gibi kapanıyor. Çok yorulduklarından Siesta yapıp dinleniyorlar. 16.00-16.30 gibi şöyle bir uğrayıp 20.00 civarında paydos ediyorlar. Endülüs'ten şal, yelpaze, kastanyet, puantiyeli ve komik renkli flamenko kostümleri, üzerinde Mo yazan boğa tişörtleri alabilirsiniz. Hediyelik eşya satan bazı dükkanlarda boğa güreşi posterlerine isterseniz matador olarak sizin adınızı da yazıyorlar! Bu işin turistik kısmı, eğer yok yok tarzı büyük mağazalara meraklıysanız, İspanya'nın her köşesinde şubeleri olan El Corte Ingles'leri (www.elcorteingles.es) Endülüs'te de bulacaksınız. Üç şehirde de katedrallerin çevresindeki ara sokaklarda güzel dükkanlar bulacaksınız. Granada'da Araplardan kalma İpek Çarşısı (Alcaiceria) da hoşunuza gidebilir. Avrupa Birliği'ne girmemiş olmamızın ender avantajlarından biri de vergi iadesi. İspanya'da 90 Euro'nun üzerinde alışveriş yaparsanız harcadığınız paranın yaklaşık olarak yüzde 10'unu geri alıyorsunuz.

Nasıl gidilir

Iberia Hava Yolları (0-212-4688018) her gün İstanbul'dan Barcelona aktarmalı olarak Sevilla'e uçuyor. Saati 17.10. Bilet fiyatı 299 dolardan (+52 dolar vergi) başlıyor. THY'nin (4440849) iç hat bağlantısı yok. THY ile pazartesi, çarşamba ve cuma günleri Madrid'e kadar gidip, Atocha istasyonundan kalkan hızlı trenle 1 saat 45 dakikada Kordoba'da, 2,5 saatte de Sevilla'de olabilirsiniz. Madrid-Sevilla arası 538 kilometre. Hızlı tren gidiş dönüş bileti yaklaşık olarak 100 Euro. Sevilla'den otobüsle Kordoba iki saat sürüyor. Oradan da 166 kilometre mesafedeki Granada'ya iki buçuk saatte varılıyor. Yolda da çok güzel ortaçağ kaleleri görüyorsunuz. Endülüs şehirlerinde metro yok. Taksi açılış fiyatı 1,20 Euro civarında ve mesafeler yakın olduğundan ödediğiniz rakam 5-10 euro kadar. Madrid büyükelçiliği telefonu: 913198064

Nerede kalınır

Tavsiye ettiğim oteller dışında aşağıdaki web adreslerini de kalacak yer bulmak ve diğer bilgilere ulaşmak için kullanabilirsiniz: www.turismosevillala.org www.turismodecordoba.org www.andalucia.org www.hotelesdesevillala.com www.barriosantacruz.com www.andalucia.com. Nisan ve mayıs ayları paskalya ve festival kutlamalarına denk geldiği için en pahalı aylar.

SEVİLLA: Hotel Alfonso XIII. Calle San Fernando, 2. Tel: 954917000. www.westin.com/hotelalfonso 1929 sergisi için yapılan ve Moorish (Batı Afrika) mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan oteldeki yataklar olağanüstü rahat. Bunun çift kişilik oda fiyatı olan 455 Euro ile bağlantısını henüz çözemedim. Hotel Las Casas de la Juderia. Callejon Dos Hermanas, 7. Tel: 954415150 www.casasypalacios.com Yahudi mahallesinin dapdar sokaklarından birine gizlenmiş bir cevher. Bu butik otelin avlusunda oturup, yeşillikler arasında bir kahve içmek bile bir keyif. Çift kişilik oda fiyatları 128 Euro'dan başlıyor.

KORDOBA: NH Amistad Cordoba. Plaza de Maimonides, 3. Tel: 957420335 www.nh-hotels.com Kordaba'da yetişen ünlü Yahudi felsefecinin meydanında yer alan otel bütün tarihi binalara yürüyüş mesafesinde. 18. yüzyıldan kalma binaların güzel bir restorasyonu sonucu çıkmış ortaya. Maimonides Hotel. Torrijos, 4. Tel: 957471500 www.hotel-maimonides.com Katedralle kapısı neredeyse bitişik. Tercihiniz üç yıldızdan yanaysa ideal. Çift kişilik oda 158 Euro bir de buna yüzde 7 vergiyi ekleyin.

GRANADA: AC Palacio de Santa Paula. Gran Via de Colon, 31. Tel: 958805740 www.ac-hotels.com Ana cadde üzerinde bulunan otel eski bir saray ve manastırın başarılı bir restorasyonuyla şehrin en iyisi olmuş. Restoranı da şehrin ilk beşi içinde. AC otel zincirlerinin özelliği otellerinin minimalist bir dekorasyona sahip olması ve odalardaki ücretsiz mini barlar. Çift kişilik oda fiyatları 146 Euro'dan başlıyor.

Nerede yenir

İspanya'da tapas, yani değişik mezeler yiyebileceğiniz barlar çok gözde. İnsanlar iş çıkışı bir içki eşliğinde bir şeyler atıştırıyorlar, ne de olsa gece yemeği saat ondan sonra! Yemeğe sekiz gibi giderseniz in cin eşlik ediyor size. 23.00'ten sonra yemeğe gelen kalabalıklar şaşırtıyor insanı. Özellikle deniz ürünlerinden yapılan ‘Paella' isimli pilav milli yemek gibi. Dünyada Fransa'dan sonra en fazla turistin geldiği İspanya'da garsonların İngilizce konuşmalarını beklemeyin. İngilizce mönü bulursanız, yatıp kalkıp dua edin. Bu arada meyve dilimleriyle renklendirilmiş şarapları Sangria'yı da tatmayı ihmal etmeyin. İspanya'da öğle yemeğinde restoranların çoğunda menu del dia (Günün Mönüsü) dedikleri, altı Euro'dan başlayan ve genelde tatlı dahil üç kap yemekten oluşan uygun fiyatlı seçenekler de var.

SEVİLLA: Robles Placentines c/Placentines, 2. Tel: 954213162. www.roblesrestaurantes.com. Krallara layık bir yemek yemek için, Kral Juan Carlos'un da tercihi olan bu restoranı deneyin. Fikir vermesi açısından Somon 18 euro, ördek 16 Euro, cheesecake 3 Euro.

KORDOBA: Ara sokaklardaki tapas barları tercih edin. Bir sürü yer var ama bir tavsiye diye çok ısrar ediyorsanız, Bodegas Campos. Tel: 957497500

GRANADA: Las Tinajas. Martinez Campos, 17. Tel: 958254393. www.restaurantelastinajas.com Deniz ürünleri ve tatlıları deneyin. Ruta del Veleta. Sierra Nevada dağlarına giderken. O yüzden merkezden biraz uzak. Tel: 958486134. Kral da müdavimlerinden.

YILLIK ORTALAMA HAVA SICAKLIKLARI

Ocak 12

Şubat 13

Mart 14

Nisan 16

Mayıs 19

Haziran 22

Temmuz 25

Ağustos 26

Eylül 23

Ekim 19

Kasım 15

Aralık 13

 
Siz de "Bilgi paylaştıkça güzeldir" diye düşünenlerdenseniz, bilgi güncellemelerine katkıda bulunmak için lütfen
tonguc@saffetemretonguc.com
a e-mail gönderin.
 

© 2014 Saffet Emre Tonguç | tonguc@saffetemretonguc.com

Tüm turlarımız TÜRSAB’ın “A-5365” numaralı seyahat işletmesi belgesine sahip “RENA TRAVEL” işbirliği ve güvencesiyle yapılmaktadır.

Kurumsal şirketlere, özel gruplara ve derneklere Boğaz ile İstanbul turları organize etmek için
Aslı Özlen'i 05322969622 numaralı telefondan arayabilir ya da asli@renatravel.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Saffet Emre Tonguç - Facebook Saffet Emre Tonguç - Twitter