ÇANKIRI

ÇANKIRI

Yazıyı Paylaş :

Günümüzde büyük şehirlerin kaosundan kaçmanın en kolay yolu günübirlik yolculuklar. Ankaralılar da bunun için tercihlerini genellikle ya Polatlı’dan ya da Beypazarı’ndan yana kullanırlar. Çok az insan bir otobüse binerek Çankırı’ya gitmeyi düşünür. Oysa başkente sadece 1.5 saat mesafedeki bu şehirde, eski Selçuklu eserlerinden son derece güzel Osmanlı evlerine, camilerden zengin müzesine kadar görülecek çok şey var.

Çankırı Müzesi

Atatürk Heykelinin tam karşısında Çankırı Müzesi var. 1903’ten itibaren Hükümet Binası olarak kullanılan yapı, şimdi Çankırı Müzesi olarak hizmet veriyor. Burada, şehrin Hititlerden bile önceye uzanan tarihini inceleme fırsatını yakalayacaksınız. Yaklaşık 20 bin kadar objeye ev sahipliği yapıyor. Frigya, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin yanı sıra yaklaşık 8 milyon yaşında olduğu tahmin edilen hayvan fosilleri de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

İnandık Vazosu

O dönemden miras kalan en önemli eserlerden biri kilden yapılmış ve üzerinde bir evlenme töreninin betimlendiği büyük kırmızı vazo. Vazo İnandık Tepe Höyüğü’nden çıkarıldığı için “İnandık Vazosu” olarak anılıyor. Orijinali Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ve daha büyük bir kopyası şehrin sembolü olarak otobüs terminalinin yanında duruyor. Müzede ayrıca Romalılar devrinden kalan cam şişeler var, harika bir aydınlatma ile sergilenen şişeler Çankırı’nın önce “Gangra” ve daha sonra da “Germanicopolis” olarak anıldığı günlerin tanığı.

Atatürk’ün Misafirliği

Müzeden çıktıktan sonra yönünüzü Tatlıçay Nehri’ne doğru çevirin. Büyük ihtimalle Taş Mektep’in yakınlarına çıkacaksınız. Taş Mektep 1886 yılında inşa edilmiş etkileyici bir taş bina. Mustafa Kemal Atatürk “Şapka Devrimi”ni tanıtmak için şehre geldiğinde burada kalmış. Günümüzde ise Bilim ve Sanat Merkezi.

Eski Evler Arasında

Taş Mektep’in hemen karşısında yan yana dizilmiş eski Osmanlı evleri var. Bu evlerden biri zamanında postane ve kütüphane olarak hizmet veriyormuş. Yakın zamanda biri “Yaran Evi” modeli olarak restore edildi. “Yaran Evleri”, Şanlıurfa’da sıra gecesi olarak bilinen erkeklerin toplanarak sohbet ettikleri yer. Akşam ezanında başlayan ve sabah ezanına kadar devam eden bir yaran gecesi, erkeklerin sadece eğlenmeleri için değil bazı meseleleri de konuşup tartışabilmeleri için düzenlenirmiş.

Taş Mescit

Nehri geçin, kuzeye doğru ilerleyin ve Taş Mescit Caddesi’nden sola sapın. Yol sizi Çankırı’da göreceğiniz en eski ve en kıymetli esere götürecek. Taş Mescit, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından 1235 yılında yaptırılmış. Orijinali aralarında şehrin valisi Cemalettin Feruh tarafından finanse edilen bir yapılar bütünü olarak inşa edilmiş. Tüm Selçuklu yapılarında olduğu gibi, dış dekorasyonun en etkileyici öğesi, zarif oymalarla süslenmiş ve çifte merdivenle ulaşılabilen kapısı, ancak merdivelerin altındaki üçgen alanda birbirine sarılı duran yılanların betimlendiği sıra dışı bir oyma var.

Tıbbın sembolü olan bu figür aslında hastaneden gelmiş olmalı, eczacılığın simgesi kabul edilen, bir kupaya sarılmış yılan ise müzede görülebilir. Bina daha sonraları bir dergâh haline gelmiş. Bugünse yapılan restorasyonla Çankırı Karatekin Üniversitesi bünyesinde Hadis Araştırmaları Merkezi olarak hizmet vermesi planlanıyor. Rotaya devam etmek için kuzeye doğru yönelip Tatlıçay kıyısına doğru gitmenizi ve Çankırı Kalesi kalıntılarına tırmanmanızı öneririm.

Büyük Cami

Bir diğer seçenek ise şehir merkezine dönerek Büyük Cami’yi bulmanız. Yapı ayrıca Sultan Süleyman Cami olarak da biliniyor. Mimar Sinan’la çalışan Sadık Kalfa tarafından 1558 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın hükümdarlığı sırasında inşa edilmiş. Hemen yanında yine son derece güzel bir yapı olan Çivitçioğlu Medresesi var, medresenin yapım tarihi 1754 ve bugün Çankırı Belediyesi’nin geleneksel sanatlar kurslarına ev sahipliği yapıyor.

Saat Kulesi

Çevreyi gezdiğinizde, muhtemelen 1886 yılında yapılmış, beton yüzeyli ahşap saat kulesine rastlayacaksınız. Kule, Sultan II. Abdülhamid’in 1901 yılında tahta çıkışının 25 yılı için yaptırılmış. Buğdaypazarı Medresesi, Buğdaypazarı Camii’nin önündeki avlunun bir yanında uzanmış, revaklı, son derece zarif bir yapı.  Büyük Camii’nin biraz altında, İmaret Medresesi’nin yanından aşağı indiğinizde alışılmadık bir restorasyon çalışmasına rastlayabilirsiniz: 1885 yılında inşa edilen ve 1980’e kadar kullanılan çamaşırhane. Tek çatı altındaki en büyük çamaşırhane olarak biliniyor.

DİPNOT

Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin.

Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!

  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

İLK İZLENİM YANILTMASIN!

Her zamanki kural burada da geçerli; unutmayın, ilk izlenim yanıltıcı olabilir. Çankırı’nın ana caddesi beton dolu upuzun bir vadiyi anımsatıyor. İstasyonun göbeğinden şehir merkezine, yani sağa doğru döndüğünüzde sağlı sollu çınarların olduğu caddenin sonunda karşınıza Atatürk heykeli çıkacak. İşte burası Çankırı’nın tam kalbi, keşfetmeye başlayın!

DAHASI VAR!

Şehir hakkında dahasını merak edenler “Çankırı – Başka Bir Bakış” ve “Tuz Mağarası” yazılarıma göz atmayı unutmayın.


Yazıyı Paylaş :